...

Sevgilim,

Başlangıç meridyeninin bir tek derece doğusundaydım,sen tam başlangıçta.En uzunu olsun diye yolların,ekvatordan ve hep doğuya giderek ulaştım sana...Ne iklim değişti ne rüzgarlar.Hep aynı tanrıya hep aynı dilde dualar ederek geldim.Benim dinimde secde yoktu,sen bana şarttın ben sana ibadetteydim!Her bir karaya bastığımda kendimi,tan vakitlerine denk geldim.Geciktim sana,güneşi görüp geleyim istedim.Kıyaslamaktı belki niyetim,fark bulabilseydim.
Geldiğimde bulacağımın böyle bir sen olacağını bilsem uyur muydum her 146 satte yalnız 17 dakika?Herhangi bir yorgunluk ya da ağrı sebep olabilir miydi yavaşlamama?

Geldiğimde Hazirandı !

Bir şekilde gözlerim bir rahim duvarının arkasına gizlenmişti-sen olduğunda-dünyaya karşı.Daha korunaklı bir yer biliyor musun , biliyorsan huzurumu onunla tarif etmeliyim.Herhangi bir zaman dışarda olmak istemiyorum.Senin dışında olmak bir başkasının gözünden öksüzlüğün içine işlemesi gibi.Ben hep baktığım yerde seni görmeliyim.bir doğum yapmalıyım,sancısız.Ayrılık hep düşmeli.Sana benzemeli, daha önce düşlemiştim.Her ayrıntısıyla,noktalama işaretlerinin bile hakkını ver vere!

Senin de anlatacağın bir şeyler olmalı uyumadan önce.Her sözünü vahiy gibi dinliyorum sen bilmiyorsun.Sen uyurken yanaklarından kırılmışlıklarını topluyorum onu da bilmiyorsun.Öncelere inat kırıklarla seni yazıyorum alnıma...Bir tek tanrının imzası gerekiyor altına!

cam önlerindekiler